Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

GÜRÜNLÜLERİN İNTERNETTEKİ ADRESİ
BAYRAK İNMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
GÜRÜNLÜLER HOŞ GELDİNİZ.
 
 
ANASAYFA
GÜRÜN
SUÇATI YANİ TELİN
KÖYLER
GÖKPINAR
ŞUĞUL VADİSİ
AG
RESİMLER
   
GÜRÜNÜN NÜFUSU
GOOGLE SITE

BLOG ADRESİMİZ

GURUN.BLOGCU.COM

BİZE ULAŞIN

GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER******************************GÜRÜN’LÜ ŞAİRLER*******************************************************************************************************
Tahiroğlu Mehmed (Serdari) (Gürün/1201/1785-1921) ,Yüzbaşı Sadık oğlu Hafız Abdi Efendi (Telin/xıx.Yüzyıl-1853 ) , Muhammed Hayrani Baba (Gürün/xıx.Yüzyıl-1856) ,Şeyh Sükuti (Halil Baba) (Gürün/xıx.Yüzyıl-xıx.Yüzyıl ) ,Şeyh Mikdat Remzi (Geda) (Gürün/xıx.Yüzyıl-xıx.Yüzyıl) Halil Kemali Baba (Gürün/ xıx.Yüzyıl-1309 (1893) ,Şeyh Hulusi (Gürün/xıx.Yüzyıl-xıx.Yüzyıl) ,Hacı Baba (İrfani) (Çevirme/xvııı.Yüzyıl-xıx.Yüzyıl) ,Aşık Rıza (Kavak/1858-1943) ,M.Sezai Alpay (Layıki) (Çevirme/1892-1950) ,Mehmet Çetinkaya (Cefadari) (Gelloş/1895-1971) ,Yavuz Rıfat Doğutan (Gürün/1905-19/12/1997) ,Halil İbrahim Yörük (Börklü/1907-1969) ,Mehmet Oğlu Said Yiğittürk (Yassıcatepe/1910-1978 ) ,Fazıl Oyat (Şakşakpınar/1915-1992) ,Prof. Dr. Mehmet Kaya Bilgegil (Gürün/1921-21.10.1987) ,Hakkı Cengiz Alpay (Çevirme/1922-1991) ,Şeyh Hamit Budak (Karadoruk/1923- ) ,Atilla İlhan (Menemen/1925- ) ,Kadir Gülsoy (Gülebioğlu) (İncesu/1926- ) ,Hasan Hüseyin Korkmazgil (Gürün/1927-26.03.1984 ) ,Hüseyin Kaçıran (Yuva/1929-1995) ,Zeki Büyüktanır (Gürün/1930- ) ,Ferhat Yüksel (Gürün/1930- ) ,Turgut Yalçın (Yalçın) (Gürün/1931- ) ,Üzeyir Yükselce (Misali)(Gürün/1931- ) ,A. Necati Tanış (Gürün/ ?- ? ) ,Hasan Kondu (Çiçekyurt/1933-1990 ) ,Muhsin Sandıkkaya (Telin/1933- ) ,Ali Koca (Garip) (Dürmepınar/1934- ) ,Medine Kayapınar (Celikanyurdu/1935- ) ,Hamit Bölücek (Akdere/1936- ) ,Müslüm Güneş (Musavi) (Camiliyurt/1938- ) ,Mahmut Camcı (Kirazi) (Telin/1938- ) ,Yusuf Atmaca (Kervanmağara/1939- ) ,Mehmet Kargı (Gülhani) (Şeref/1940- ) ,Mustafa Karataş (Karadoruk/1940- ) ,Mustafa Karga (Ayvalı/Şeref Köyü/1941- ) ,Şahin Alpay (Hilali) (Çevirme/1943- ) ,Taceddin Kekeç (Kızılburun/1943- ) ,Hamza Turgut (Çatkara/1945- ) ,Derviş Şahin (Kul Derviş)(Reşadiye/1946- ) ,Ersani Yiğittürk (Gürün/1948-1996) ,Özkan Yalçın (Gürün/1949-17/03/1998 ) ,Emin Alpay (Çevirme/1949- ) ,Şinasi Gülsoy (Gülsoy)(İncesu/1950- ) ,Münire Dumlupınar (Şah Turna) (Kaynarca/01/11/1950- ) ,Vedat Benli (Çayboyu/1952- ) ,Mustafa Çevik (Yolgeçen/1953- ) ,Osman Toklu (Eskihamal/1954- ) ,Halid Kömür (Çayboyu/1954-1998) ,Cemal Acar (Akpınar/ 1957- ) ,Feridun Koca (Aşık Hayali) (Dürmepınar/1957- ) ,Nesimi Küçük (Aşık Kul Nesimi) (Çayboyu/1957- ) ,Rabia Deveci (Gürün/1957- ) ,Mehmet Polat (Yolgeçen/1958- ) ,Zemçi Çetinkaya (Gelloş/1960- ) ,Şeyhamid Şahiner (Rikkati) (Beypınar/1961- ) ,Malik Ejder Toprak (Alacamezar/1961- ) ,Abdülbâki Kömür (Çayboyu/1961- ) ,Mehmet Gökçe (Çayboyu/1962- ) ,Erkan Yalçın (Gürün/1963- ) ,Fatih Korkmaz (Kavak/1964- ) ,Halil İbrahim TAKÇI (Suçatı/1954-),Nazım Doğan (Karaören/1964- ) ,Yunus Kaya (Yk.Sazcağız/1974- ) ,Suna Güleç Emre (Suçatı/1976- ) ,Murat Öz (Beypınar/08.07.1980- ),kaynak:m.ali öz'e ait bütün yönleriyle gürün adlı eser

 

Hasan Hüseyin KORKMAZGİL

M.Sezai ALPAY (Layıki)

GÜLÜ GÜRÜN’ÜN
Evvel bahar yaz ayları gelince,
Açılır bahçede gülü Gürün’ün.
Hava bulanıp da yağmur yağınca,
Her dereden akar seli Gürün’ün.


Gürün deresinden akan bir çaydır
Evleri mermerden sanki saraydır
Yollar yapılıyor otuz üç aydır
Sivas’a bağlandı yolu Gürün’ün


Herkes gelir bahçede oturur
Esen rüzgar yere güller yatırır
Arılar uçuşur çiçek götürür
Gayet leziz olur balı Gürün’ün


Seher vakti kuşlar öter bağında
Boz koyunlar otlar yüce dağında
Lale sümbül kokar taze yağında
Ne güzel yayladır ili Gürün’ün


“Layıki”söylüyor Gürün’ün halin
Üstyanı İncesu altyanı Telin
Hanım kızlar giyer cakarın şalın
İlden ile gider şalı Gürün’ün.

 

Halil İbrahim YÖRÜK

YERLER OY
Düşme felek düşme benim peşime
Ağu katma ekmeğime aşıma
Tarihini yazın mezar taşına
Yağar yağmur üstümüze karlar oy


Ulu mevlan mezar ile bakarsa
Hak yolundan göz yaşların dökerse
Son nefsin iman ile çıkarsa
Eksik olmaz cemalinden nurlar oy


Devir derler bir sütunu açarlar
Sevm, salat, borçlarını seçerler
Ağlayarak kefenini biçerler
Döndürerek teneşirde yurlar oy


Metnini söylesem hina da yemen de
Yine deli gönül kalır kumanda
Huzurlu mahşerde ulu divanda
Çektirme kullarına yarap zorlar oy


Azrail alacak tatlı canımı
Şu dünyada kaybeder namımı
Yılan cayan sarar nazik tenimi
Çürütecek cesedimi yerler oy

 

Şeyh Hulusi (Hayrani Baba)

 

Hakk'a hamdeyledim kıldım namazı
Gece gündüz edem yarab niyazı
Evvel ahir cihanda Hakk kendi Kadı
Karyemizde yoktur Hakk'tan irazı


Ya rabbi inayet eyle kullara
Bu günleri düşürme bizi betere
Destan ettiler bizi dilden dillere
Bu kullar ezelden Hakk' senden razı


Yalvarırlar ya rabbi çarkını dönder
Hayrani nefsini rahmete gönder
Karyemiz burada günahkarandır
Bu kullar evvelde Hakk senden razı


El aman ya rabbi inayet eyle
Bize fadlinle hidayet eyle
Günahkar kullarına hidayet eyle
Bu kullar evvelden hakkına razı


Her ne afat verirsen bize layuktur
Nefsi emmareden bizi ayuktur
Kişi böyle eden ne yapsa haktur
Günahkar Hulusi ne verirsen razı

Yoncalığın İnce Yolu

Yoncalığın İnce Yolu
Gide Gide Kavuşuyor
Ömeri Vuran Jandarma
İlvanınan Savuşuyor (Bacın Öle)

Öle Gardaş Bacın Öle
Ölmeye De Ne Gün Göre

Yoncalığa Dikmiş Söğüt
Almamış Atadan Öğüt
Ankara’da Kemal Paşa,
Var Mı Ömer Gibi Yiğit (Bacın Öle)

Öle Gardaş Bacın Öle
Ölmeye De Ne Gün Göre

Ergen Emmim Oğlu Ergen
Yoncalığa Olmuş Sergen
Bunun Hiç Kimsesi Yok Mu
Üzerine Örte Yorgan (Bacın Öle)

Öle Gardaş Bacın Öle
Ölmeye De Ne Gün Göre

Ozan ŞahTurna 

Güllerde boğdular beni!.

Büyük okyanusta yüzdüm
Göllerde  boğdular beni
Dikenli yollarda gezdim
Güllerde boğdular beni
 
Geçmiş ‘anıları’ andım
Bazı yandım bazı dondum
Yüce dağlara tırmandım
Yollarda boğdular beni

ŞahTurna güller kokladım
Her seher vakti yokladım
Arıydım çiçek topladım
Ballarda boğdular beni!...

 

 

Şeyh Hulusi (Hayrani Baba)


Anlatamadım


İnsan oğlu çıplak doğar anadan
Bizi yoktan var eyledi yaradan
Gece gündüz durman gidin buradan
Tevhid okun dedim anlatamadım


Bir yandan doğar bir yandan göçer
Ecel şerbetini cümle nas içer
Gizli defterini oradan açar
Tevhid okun dedim anlatamadım


İnsanoğlu doğar kendini dağla
Şeytanın şerrinden kendini sakla
Var da Şeriat’e kitabı yokla
Tevhid okuyun dedim anlatamadım


Nice bu dünyadan boşa yürürsün
Geçer bu yiğitlik bir gün farırsın
Ecel gelip lahd altında çürürsün
Tevhid okuyun dedim anlatamadım


Bilmeyen bilenden alalım öğüt
Fırsat elde iken edelim gayret
Yalvaralım mevlaya olalım şehid
Tevhid okuyun dedim anlatamadım


Derdim ağlatır da aşkım söyletir
Nefsim beni belalara uğratır
İnsanoğlu gafil mürşid öğretir
Tevhid okuyun dedim anlatamadım


Hayrani'yem günahıma ağlarım
Hakk'ın emrin tutar, nehyin söylerim
Böyle kalmam ben de bir gün giderim
Halka tenbih ettim anlatamadım
Mürşid bulun dedim anlatamadım

 

Mehmet ÇETİNKAYA (Cefadari)

 

Ben dünyada sevinip de gülmedim
Şad olup da gelsin yanıma
Geçti ömrüm gitti bilmedim
Hesap edip bilem gelsin yanıma


Ecel geldi dört yanımı çevirdi
Baba ana demedi de devirdi
Kazandığım yele verdi savurdu
Toplayıp da deren gelsin yanıma


Bir yanın yaparken bir yan yıkıldı
Borçlular elinden belim büküldü
Sıka sıka hep dişlerim döküldü
Defterini silen gelsin yanıma


Neyleyim be kader böyle oluyor
Rızkı olan aryıp da buluyor
Birgün derler Cefadarı ölüyor
Bu dünyada kalan gelsin yanıma

 

Mehmet Kargı ( Aşık Gülhani)

Gözümün çırası yüzümün nuru
Ne kadar yakınsın cana sevdiğim
Ab-ı hayat suyu yaylanın karı
Hasretin karıştı kana sevgilim

Muhabbetin tadı sofranın tuzu
Hayatın güneşi talih yıldızı
Aşkı sevda ile aradım sizi
Az kalsın Gülhani yana sevgilim

 

 

 

 

Mehmet Kargı ( Aşık Gülhani)

Felek

Bana yar olmayan yarin derdini
Çeke çeke usandırdın oy felek
Kendi gitti viran koydu yurdunu
Baka baka usandırdın oy felek

Bu dünyada göremedim davamı
En sonu mahşere kaldı devamı
kendi elim ile bozdum yuvamı
Yıkı yıka usandırdın oy felek

Aşkın ateşini kattılar kana
Onun için çare bulunmaz bana
Baştan başa ateş doldu ummana
Aka aka usandırdın oy felek

Duyan duydu feryadımı ahımı
Yanıp tutuşup ah ile vahımı
Hasret tarlasına ümit tohumu
Eke eke usandırdın oy felek

Gamdır Sefil Gülhani'nin ürünü
Çilenin oğluyum derdin torunu
Yıllardır alnımdan hüzün terini
Döke döke usandırdın oy felek

Mehmet Kargı ( Aşık Gülhani)

Yaratmış

Koca kainatın yüce mimarı
Dünyayı direksiz boşta yaratmış
Tövbe haşa kimse kusur bulamaz
Herşeyi muntazam hoş da yaratmış

Benim gözüm bir noktaya takılır
Göremezsem evim barkım yıkılır
Hakka el bağlanır boyun bükülür
Secdeye varmaya baş da yaratmış

Doğru yolu bulmak imana bağlı
Kör cahilin kalbi gümana bağlı
Yüce dağın karı dumana bağlı
İlkbahar sonbahar kış da yaratmış

Gülhani'yim geldi geçti senemiz
Gözyaşına baraj olsun sinemiz
Biri babamızdır biri anamız
Havva'yı Adem'e eş de yaratmış

 

 

 

Mehmet Kargı ( Aşık Gülhani)

Demiş

Hakkari'nin çopur yüzlü ağası
Hergün bana tavuk getirin demiş
Açıkgözün biri itiraz etmiş
Hemen falakaya yatırın demiş

Zavallının benzi beti sararmış
Vücudu simsiyah teni kararmış
Dudağı patlamış gözü morarmış
Küstahı karşımdan götürün demiş

Beş avradı varmış elli torunu
Nasıl olsa düşünmüyor yarını
Arpayı samanı yıllık ürünü
Şu atımın şu da katırın demiş

Bu haberi bize getirdi Mıstık
Gülhani'yim hemen küfürü bastık
Altıma çift döşek başıma yastık
Siz de kuru yerde oturun demiş

 

 

 

Dur Gardaş!

Bir selam ver geç dostuna,
Yabancı degilsin,bizim eldensin,
Endamın gururun bize benziyor.
Yiğidin harman olduğu yerdensin!

SiVaS’lısın gardaş tanıdım seni,
Nerdensin söyle gardaş ilçeni,
Bilirim ben SiVaSım’dan göçeni,
Gardaş, sen SiVaS’ın neresindensin?

Demirim,çeliğim sana emanet,
Yiğitlik var sende etmezsin minnet,
Çalışkan, hatırnas,hem dost hemde mert,
Gardaş, sen DİVRİĞİnin neresindensin?

Gökpınar’ın berrak suyundan mısın,
Selçuk’ların asil soyundan mısın,
Yoksa üç beldenin birinden misin,
Gardaş, sen GÜRÜN’ün neresindensin?

Nam’ın duyurmuşsun dünya alemde,
Balıklı çermiğin tıbbın dilinde,
Karabaş gür sesli yayla yolunda,
Gardaş, sen KANGAL’ın neresindensin?

Kösedağ kanat gerer üstüne,
Yiğit gardaş mert davranın dostuna,
Sahip çıkan hemşerine nesline,
Gardaş, sen SUŞEHRİ’nin neresindensin?

Kösedağ yaylasının zirvesinden mi,
Tödürge gölü’nün çevresinden mi,
Kızılırmağımın çehresinden mi,
Gardaş, sen ZARA’nın neresindensin?

Asil soylu güzel huylu hemşerim,
Büyükgöl’den su içmişe benziyor,
SiVaS’ıma gönül verin yürekten,
Gardaş, sen HAFİK’in neresindensin?

Kelkit vadisinin güzel yerinden,
Sessiz durup yükselirsin yerinden,
Kösedağ’ın yiğit bekçilerinden ,
Gardaş, sen KOYULHİSAR’ın neresindensin?

Gönül gözüyle dünyayı gören,
İnsanlığa örnek olan yön veren,
AŞIK VEYSEL’imin doğduğu yerden,
Gardaş, sen ŞARKIŞLA’nın neresindensin?

PİR SULTAN ABDAL’ımın BaNaZ’ından mı,
Acılar dolu Ayvaz’ından mı,
Kabayel’inden mi, Poyraz’ından mı,
Gardaş, sen YILDIZELİ’nin neresindensin?

Gür sesiyle yükseklerden haykıran,
Ssrılırsın SiVaS’ına doğrudan,
İşsizlikten göçtün sende yurdundan,
Gardaş, sen İMRANLI’nın neresindensin?

Hoş geldin hemşerim dost kervanına,
Suşehri, Zara’yı aldın yanına,
Göğsüm kabarıyor güzel adına,
Gardaş, AKINCILAR’ın neresindensin?

Yeni girdin ilçe olup araya,
El attık senide kattık halaya,
Sende çıkan Kösedağ’a yaylaya,
Gardaş, sen Gölova’nın neresindensin?

İçtiniz mi gardaş Tecer suyundan,
Karabaş koyunun Kangal soyundan,
Merkezine yakın çevre köyünden,
Gardaş, sen ULAŞ’ın neresindensin?

Ata sporumu yaşatan sensin,
Kıspet giyip perdah atanım sensin,
Can hemşerimizsin sende bizdensin,
Gardaş, sen DOĞANŞAR’ın neresindensin?

Uzun yayla siper olmuş bağrına,
Şiirler yazılmış senin uğruna,
Hoş gelmişsin sende dost kervanına,
Gardaş, sen ALTINYAYLA’nın neresindensin?

Söylenmeyen son ilçesin,
Gönüllerde taht kuran gülsün çiçeksin,
Seni sevenleri candan seversin,
Gardaş, sen GEMEREK’in neresindensin?

YİĞİTler diyarı ASLAN ilinden,
Dostların soyundan AŞIK dilinden,
Badelerle dolu PİR’ler ilinden,
GARDAŞ, sen SiVaS’ın NERESİNDENSİN?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ozan ŞahTurna 

Sevgi Zarfına KUŞ Olsam! ...

Gökte Turnalar misali
Sevda zarfına KUŞ olsam!
Mazlumlara güneş eli
Zalime boran KIŞ olsam...

Dadaloğlu otağında
Sarmaş oldum yatağında
Bugünler yol kavşağında
Yarına Umut DÜŞ olsam

Nerde garip görsem bağrım
‘Cız eder’ ah,dinmez ağrım
Yüzyıllara gider ‘çağrım’
Ferhat Şirin ATAŞ olsam

Şah Turna aşk, yele verin
Dosta gitsin serin-serin
Hasret çeken sevenlerin
Gözünden akan YAŞ olsam! ...

 

 

 

 

Hasan Hüseyin KORKMAZGİL

acıyı bal eyledik


bak şu bebelerin güzelliğine
          kaşı destan
          gözü destan
          elleri kan içinde

kör olasın demiyorum
kör olma da
            gör beni

damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana

sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne

kahrolasın demiyorum
kahrolma da
             gör beni

kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne

ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bugüne

ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu

kör olsana demiyorum
kör olma da
           gör beni

 

 

 

 

 

 

 

Hasan Hüseyin KORKMAZGİL

acılara tutunmak
acı çekmek özgürlükse
özgürdük ikimiz de
o yuvasız çalıkuşu
bense kafeste kanarya
o dolaşmış daldan dala
savurmuş yüreğini
ben bölmüşüm yüreğimi
başkaldıran dizelere
kavuşmak özgürlükse
özgürdük ikimizde
elleri çığlık çığlık
yanyana iki dünya
ikimiz iki dağdan
iki hırçın su gibi
akıp gelmiştik
buluşmuştuk bir kavşakta
unutmuştuk ayrılığı
yok saymıştık özlemeyi
şarkımıza dalmıştık
mutluluk mavi çocuk
oynardı bahçemizde
aramakmış oysa sevmek
özlemekmiş oysa sevmek
bulup bulup yitirmekmiş
düşsel bir oyuncağı
yalanmış hepsi yalan
sevmek diye birşey vardı
sevmek diye birşey yokmuş
acılardan artakalan
işte bu bakışlarmış
kuğu diye gözlerimde
gün batımı bulutlarmış
yalanmış hepsi yalan
savrulup gitmek varmış
ayrı yörüngelerde 
acı çektim günlerce
acı çektim susarak
şu kısacık konuklukta
deprem kargaşasında
yaşadım birkaç bin yıl
acılara tutunarak
acı çekmek özgürlükse

özgürdük ikimizde

 

 

 

 

 

 

 

başa dön
(c) copyright by gürünlü 2008
77